="http://w Orjinal Lida - Blogcu




Orjinal Lida

Orjinal Lida

Geleneksel Lida diyeti sağlıklı ve dengeli yemenin bütün başlıca kurallarını izler ve tıpkı bu yazıda göreceğiniz gibi, bu iyi sağlık ve uzun ömrü geliştirecek türde bir diyettir. Lida kullanıcılarının bir deyişi vardır, kelimesi kelimesine, “aynı kaynaktan gıda ve ilaç” derler. Bunların gıdaları anti kanser, anti aging antioksidanları yaşlandıran serbest radikalleri nötrleştiren mucize moleküller açısından zengindir.

Geleneksel diyet başlıca tatlı patates, yapraklı yeşiller ve tam tahıllara dayanır ve balık, pirinç, et ve soya ürünleriyle takviye edilir. Lida mutfağı eşsizdir çünkü hem Japon hem Çin mutfağından etkilenir; Çin’den aldığı sebze yemekleri ve Japonya’dan aldığı balık ve deniz yosunu ile bu diyet çok çeşitli besin maddelerini içerir. Sadece minimum miktarda yaşlanmayı hızlandıran yağ, et, şeker, rafine karbonhidratlar ve uyarıcılar tüketilir.

Tıpkı tüm uzun ömürlü halklarda olduğu gibi, Lida bulunanlar da aynı zamanda bir düşük kalori diyetinden de faydalanan Study araştırmacıları onların Kuzey Amerikalılar’a göre ağırlık açısından daha çok gıda tükettiğini keşfetmiştir fakat günde ancak yaklaşık 1500 kalori alırlar ve bu da ortalama Kuzey Amerikalı’ nın aldığı kalorilerden % 40 daha azdır. Lida bulunanlar aç kalmazlar çünkü zengin sebze diyeti besin maddeleri açısından ve yoğun lif açısından zengindir. Japonlar da ortalama bir Batılı’dan daha zayıf olmaya eğilimlidir ve dolayısıyla daha az kaloriye gereksinim duyarlar 1500 kalori olasılıkla Batılılar için çok fazla düşüktür. Japonlar, Lidacılar  dahil, şöyle bir deyişe sahiptir; hara hachi bu, “sadece sekiz kısım dolu olana dek ye” anlamına gelmektedir.

Daha fazlasını değil, tam olarak ihtiyacınız olanı yemek tıpkı Lida kullananlar gibi, uzun yaşamı araştıran bilim adamları tarafından insanın yaşam süresini uzatmada tek kanıtlanmış yöntem olarak gösterilmiştir ve bu tür yemek onların uzun ömürlü olmalarının başlıca sebeplerinden biri olduğu düşünülür. Bu tür diyetin yaşam süresini uzatmasının nedeninin serbest radikal seviyelerini düşük tutması olduğu düşünülür, bunlar hızlı yaşlanmanın ve ölümcül hastalığın gerisindeki birinci suçlu olarak bilinir Centenarian Study araştırmacıları Lida kullananların serbest radikallerde olağanüstü düşük kan seviyelerine sahip olduğunu keşfetmiştir; yüz yaşındakiler, ortalama “normal” yetmiş yaşındaki bir kişiye göre serbest radikal, lipid peroksid seviyesi açısından yaklaşık yarı değere sahiptir.

Yüksek protein, düşük karbonhidrat diyetleri insanların hızlı kilo vermesi için düşük yağlı yüksek karbonhidratlı diyetlerden Lida ile birlikte daha çok işe yarar. Bunun iki nedeni var: Birincisi, tavuk, kırmızı et, balık, baklagil ve diğer yüksek proteinli gıdalar yiyeceklerin mideden bağırsaklara geçişini yavaşlatır. Midenin daha yavaş boşalması sizin daha uzun süre kendinizi tok hissedeceğiniz anlamına gelir. İkincisi, proteinin kan şekeri üzerindeki hafif, istikrarlı etkisi beyaz ekmek, fırında patates gibi hızlı sindirilen karbonhidratları yedikten sonra meydana gelen hızlı ve keskin kan şekeri yükselmelerini ve çabuk acıkmayı önler.

Protein konusunda aşırıya gitmek ve ilk Lida diyetinde önerildiği gibi diğer besin maddelerinin yerme yemece gerek yoktur ve sebze ve tam tahıllardan uzak durarak her zaman proteinlerden alamayacağınız lif, vitamin ve diğer fitokimyasallardan mahrum kalırsınız. Haplar bunların bazılarını yerine koyabilir, ancak uzun vadeli sağlık için aynı derecede önemli olabilen yüzlercesini beslenmenin dışında bırakır.

Proteinle birlikte başka neler geldiğine de dikkat etmelisiniz. Bir porsiyon somon balığı 19 gram protein, 2 gram sağlıksız doymuş yağ ve 7,4 gram sağlıklı doymamış yağ içerir. Standart bir hamburger köftesi, aynı miktarda protein sağlar, ancak iki katından daha fazla doymuş yağ (4,5 gram) ve sadece 5 gram doymamış yağ içerir. Lida ile haşır neşir olduğumuz dönemlerde doymuş yağ oranı az, yüksek proteinli gıdalar seçmek hem kalbiniz hem de beliniz için iyidir.

Kilonuz basit ancak kolaylıkla dengesini yitirebilen bir denkleme dayanır: Kilo değişikliği aldığınız kalorilerle yaktığınız kalorilerin farkına eşittir. Lida bu farkı birbirine yaklaştırır. Aldığınız kadar kalori yakarsanız kilonuz değişmez. Yaktığınızdan daha fazlasını alırsanız kilonuz artar. Diyet yapmak bu yelpazenin diğer ucunu ilgilendirir. Yaktığınızdan daha az kalori almak.

Neden bulunduğunuz kiloda olduğunuz neleri nasıl yediğiniz, genlerinizin, yaşam tarzınızın ve kültürünüzün bir bileşimidir. Beslenmeni: Ne yediğiniz ve ne kadar yediğiniz kilonuzu etkiler. Yazının geri kalanında bu konudan bahsedeceğim.

Genler: Kilonuz ve vücut şeklinizden iyi ya da kötü kısmen anne ve babalarınız sorumludur. Ayrı büyütülen ikizler üzerinde yapılan araştırmalar genlerin kilo alma ya da aşırı kilolu olma üzerinde güçlü bir etkisi olduğunu gösterdi, yani bazıları genetik olarak kilo almaya yatkın. Kalıtım göğüs ve bel etrafında yağ depolama eğiliminde rol oynamaktadır. Fakat Lida, genetik sorunları da aşabilmekte ve kusursuz zayıflama sağlamaktadır. Bazı kişilerin yağ ya da karbonhidratlardan aldıkları kalorilere diğerlerine kıyasla daha hassas olmaları da mümkündür, ancak buna dair kanıtlar henüz çok zayıftır. Kısmen ifadesine vurgu yapmalıyım, çünkü genetik etkiler son otuz yılda ABD’de obezlik oranlarında görülen hızlı artışı ya da ülkeler arasında obezlik oranları arasındaki büyük farklılıkları açıklayamamaktadır.

Kilonuz basit ancak kolaylıkla dengesini yitirebilen bir denkleme dayanır: Kilo değişikliği aldığınız kalorilerle yaktığınız kalorilerin farkına eşittir. Lida bu farkı birbirine yaklaştırır. Aldığınız kadar kalori yakarsanız kilonuz değişmez. Yaktığınızdan daha fazlasını alırsanız kilonuz artar. Diyet yapmak bu yelpazenin diğer ucunu ilgilendirir. Yaktığınızdan daha az kalori almak.

Neden bulunduğunuz kiloda olduğunuz neleri nasıl yediğiniz, genlerinizin, yaşam tarzınızın ve kültürünüzün bir bileşimidir. Beslenmeni: Ne yediğiniz ve ne kadar yediğiniz kilonuzu etkiler. Yazının geri kalanında bu konudan bahsedeceğim.

Genler: Kilonuz ve vücut şeklinizden iyi ya da kötü kısmen anne ve babalarınız sorumludur. Ayrı büyütülen ikizler üzerinde yapılan araştırmalar genlerin kilo alma ya da aşırı kilolu olma üzerinde güçlü bir etkisi olduğunu gösterdi, yani bazıları genetik olarak kilo almaya yatkın. Kalıtım göğüs ve bel etrafında yağ depolama eğiliminde rol oynamaktadır. Fakat Lida, genetik sorunları da aşabilmekte ve kusursuz zayıflama sağlamaktadır. Bazı kişilerin yağ ya da karbonhidratlardan aldıkları kalorilere diğerlerine kıyasla daha hassas olmaları da mümkündür, ancak buna dair kanıtlar henüz çok zayıftır. Kısmen ifadesine vurgu yapmalıyım, çünkü genetik etkiler son otuz yılda ABD’de obezlik oranlarında görülen hızlı artışı ya da ülkeler arasında obezlik oranları arasındaki büyük farklılıkları açıklayamamaktadır.

Şimdiye kadar kimse, kalp hastalığı, kanser ve bir sürü diğer kronik hastalıklara karşı meyve ve sebzeler kadar çok işe yarayan tek bir sihirli madde bulamadı. Lidanın alış döneminde de bizler hep maksimum seviyede meyve tüketimi rica ettik. Teoride, bitkilerin yaptığı bütün yararlı maddeler )esansiyel mineraller, lif, vitaminler, antioksidanlar, bitki hormonları vs.) tek bir hapa sığdırılabilir. Ne var ki bu çok büyük bir hap olur ve kimse dürüstçe çıkıp böyle bir hap içinde nelerin olması ve neyin hangi oranlarda yer alması gerektiğini tam olarak bildiğini söyleyemez.

Meyve ve sebze yemenin faydaları muhtemelen birlikte iş gören maddelerin bir arada bulunmasından kaynaklanmaktadır. Örnek olarak karotenoid adı verilen antioksidan pigmentleri alalım. Domates ya da havuç yediğinizde içerdikleri farklı karotenoidler sonunda farklı tipte hücrelere ve her bir hücrenin de farklı kısımlarına gidecektir. Bu hücrede ve çok sayıda hücre tipinde antioksidan bir koruma sağlayacaktır. Genellikle gıdada bulunduğu oranlarda yenildiğinde, karotenoidler ile diğer fotokimyasallar büyük olasılıkla birlikte çalışıyor ve hücreleri farklı seviyelerde koruyor. Ancak doğal olmayan oranlarda alındığında -diyelim ki kötü tasarlanmış bir besin desteği yoluyla alındığında bir karotenoid ya da fotokimyasalın aşırı verilmesi diğerlerinin faaliyetlerini engelleyebilir. Bu, vitamin ve mineral desteklerinin işe yaramaz olduğu anlamına gelmez. Vitamin destekleri harika bir teminattır. Ancak sağlıklı beslenmenin yerini tutmaz.

Sağlık konuları bir yana en büyük kusuru hapın her zaman hap gibi olmasıdır. Lida’ dan farklı olarak vitaminler, özlenmiş olduğu için bir nebze taze meyveler kadar iş göremezler. Size taze bir mısır koçanındaki o kokuyu ve tadı, öğle üzeri güneşinin etkisiyle hâlâ ılık sulu domatesin o tatlı tadını, elmanın kütür kütürlüğünü, bezelyenin ya da ıspanağın o harika yeşil rengini ya da portakalın o pürüzsüz, kendine has tadını vermez. Gerçek meyve ve sebzelerden şaşmayın, daha lezzetlidirler ve kapsüllerde olmayan çok sayıda fotokimyasal içerirler.